Loading

Çocuklara söylenmemesi gereken cümleler

Çocuk yetiştirirken çoğu zaman olumlu amaçlarla ve niyetlerle söylenen ama aslında işe yaramayan tam tersi çocukların bilinçaltlarında olumsuz etkiler yaratan bu cümlelerden uzak durmanız gerektiğini unutmayın.

1-Bebek gibi ağlama

Ağlamak bedenin ve ruhun rahatlamasına ve kişinin kendi kendisini sakinleştirmesine imkan sağlayan ve gayet doğal ihtiyaçların başında gelir. Ağlarken bedenden stres hormonu atılır, ve aynı zamanda endorfin ve doğal ağrı kesiciler üretilir. Göz çevresindeki  yabancı maddeler göz yaşı sayesinde temizlenir. Çocuklar ağladıklarında, bu aslında verilen biyolojik bir tepkidir, ağlama esnasında çocukların dikkatini başka bir yere çektiğimiz zamanlarda, bedenden ve zihinden atılmak istenen dışavurum duygularının önüne geçmiş oluruz. Bunu yapmak yerine,  çocuğunuza yanında olduğunuzu hatırlatarak, onu sakinleştirerek, sarılarak desteğinizi hissettirmek şifa doludur ve durdurmak, ertelemek sadece anı kurtarır gelecek için bir faydası yoktur.

2-Derhal odana git

Çocuklar ve ebeveynler arasında en çok yaşanılan sorunların ve en çok kurulan cümlelerin başında bu cümle gelir, ‘derhal odana git’. Belli bir yaş aralığından önce bu cümlenin kurulmasının herhangi bir şekilde işe yaramayacağını, aksine çocuğa zarar vereceğini söylemek mümkündür. Aceleci bir söylemle odasına gönderilen çocuk, neyi düşünmesi gerektiğini bilmez. Ergenlikten önce beynin ilgi bölümleri henüz tam anlamıyla gelişmemiş olduğu için çocuk kendisini dışlanmış hissetmeye başlar. Özellikle küçük yaştaki çocuklar için anne ve babalarından uzak kalmak çok ağır bir bedeldir. Kendi kendisine ben annemi ve babamı mutsuz ediyorum, yalnız kalmaya şeklindeki kötü düşüncelere mahkum olur ve bu durum çocuğun ergenlik dönemindeki gelişimine kadar olumsuz bir şekilde etki göstermeye devam eder.

3-Korkacak bir şey yok!

Korku, dışlanan ve hoş görülen ve aynı zamanda toplum tarafından inkar edilen bir duygudur. Korktuğunu belli eden kişiye zayıf muamelesi yapılır. Korkuya karşı olan bu toplumsal tepkinin, ötekinin korkusunu gören bireye, kendi varoluşsal korkularını anımsatmasıyla açıklanabileceği düşünülmektedir. Korkuları olan ve korktuğu için rencide edilen çocuk kendisini yalnız ve daha da korkak hisseder. Ebeveynlerinin kendisini anlamadığını düşünür ve olumsuz inançlar geliştirmeye başlar. Sürekli olarak korku duygusu hatırlatılan çocuklarda güçsüzlük, zayıflık, yetersizlik gibi duygular oluşmaya başlar.

4-Hadi demekten uzak durun

Ülkemizde genel olarak  çocuklara hadi, yap , et, otur, kalk, vs gibi talimatlar vererek onları bu talimatlarla zorunlu hale getirerek bunaltır ve sıkarız. Yapılan araştırmalara göre, özellikle sık komutlara alışmış çocukların, ikinci sözcükten sonrasını dinlemediği gözlemlenmiştir. Çocuklar sürekli olarak kendilerine ne yapmaları gerektiğini söyleyen ebeveynlere karşı kendileri aciz ve bağımlı hissederler. Çocuklarınıza sürekli olarak hadi, yap, et şeklinde emir vermek yerine göz teması ile ne yapmasını istediğinizi belirtmeniz daha sağlıklı olacaktır. Böylece hem dikkatleri dağılmayacak hem de nasihat verildiğini hissetmemiş olurlar.

Yorum Yap